Etkili Öğrenme İçin Muhteşem Bir Teknik

Richard Feynman ismini hiç duydun mu? Feynman, birçok bilim insanı gibi kendisinden çok ilham aldığım özel bir adam. Evet, 1965 yılında Nobel Fizik Ödülü aldı, sayısız akademik başarısı yanında, eğitim vermekten keyif aldığım Kuantum alanında elektrodinamik, parçacık ve mekanik alanlarında önemli çalışmalar yaptı. Ancak bana ilham veren aslında Feynman’ın yaşam coşkusu, hiç bitmeyen öğrenme aşkı ve olağanüstü keşif merakı.

Merak, bence insanın öğrenmesini ve gelişmesini sağlayan hatta en iyi versiyonuna ulaştıran bir alışkanlık. Feynman, bu merak ve öğrenme aşkı sayesinde yalnızca çığır açan bilimsel çalışmalara sahip olmakla kalmayıp; şiir, resim ve müzikle de çok ilgilenmiş. Üstüne üstlük, bongo çalmış, hem de iyi seviyede. İşte bu farklı alanlardaki merak ve öğrenme aşkı sayesinde, bunu yapmanın çok etkili bir yolunu da keşfetmiş. Bugün öğrenmekte zorlandığın yahut kendini geliştirmek istediğin herhangi bir konu varsa,  ‘Feynman Tekniği’ çok ama ok işine yarayacak.

Feynman Tekniği, 4 basit adımdan oluşuyor ve şöyle:

  1. Öğrenmek istediğin konuyu seç ve onu çalışmaya başla: Bunun için her şeyi bir kağıda, mümkünse bir deftere yaz. Sonra konuyu derinlemesine incele, hatırlayabildiğin her şeyi yine notlar halinde yaz. (Bilirsin, yazmak iki kere okumak yerine geçer)
  2. Öğretirmiş gibi yap: Yani sanki bir öğretmensin ve bunu başkalarına anlatıyormuşsun gibi davran. Kendini bir sınıfta, yahut seminer salonunda birilerine anlatıyormuş gibi düşün. Bunu mümkün olduğu kadar basit ifadelerle yapmalısın. Sanki anlattığın kişiler bunu ilk kez duyuyormuş gibi. Bilimsel ve teknik ifadelerden mümkün olduğunca kaçınarak.   
  3. Yeniden gözden geçir: Tüm bunları yaparken, yani birilerine açıklamaya, basitleştirmeye ve öğretmeye çalışırken bazı eksiklerini fark edebilirsin. İşte bunu fark etmek bir eksiklik değil, aksine öğrenmeye başladığını gösteren bir işarettir. Aksi halde bunun farkında bile olmazdın 😊 Dolayısı ile notlarını yeniden gözden geçir, gerekirse yeni kaynaklara başvur ve konuyu birilerinin eksiksiz kavramasını sağlayacak hale gelene kadar devam et.
  4. Basitleştir ve analojiler kullan: Konuyu benzerliklerle açıklamaya çalışmak, insanların anlamasını kolaylaştırmaktır. Benzerlikler ve hikâyeleştirme, hepimiz için anlamayı çok kolay hale getirir. Çünkü zihnimiz, soyut kavramları en kolay sembolizm ile anlamaya yatkındır.
OKU  Sebat En Değerli Varlığınızdır!

İnsanlara sürekli bir şeyler anlatan, eğitim ve seminerler veren biri olarak başlangıçta hep şunu söylerim: “Size mistik sırlar vermek için burada değilim. Anlatacağım şeylerin bir kısmına farklı yerlerden de ulaşmanız mümkün. Yani mühim olan buradaki bilgiler değil, onları uygulama konusunda istekli olmak. Uygulanmayan hiçbir bilgi kimseye fayda getirmez.”

Yani şimdi sana da aynı şeyi söyleyeceğim. Bu yazıyı okumak sadece birkaç dakikanı aldı ve önemli şeyler öğrendin. Ve hepsi bu kadar, gerçekten bu kadar… Bazen insanın aklına şu gelebiliyor; “Bu kadar basit bir yöntem fayda eder mi?” Aslında işin içinde bir sır varsa, o da basit olmasındandır, hatta inanıyorum ki bir şey basit değilse doğru da değildir. Ancak yine de şüphen varsa, uygula ve gör 😊

Senin öğrenmene, senin başarına.

Sevgiyle kal.

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?