✨ ÜCRETSİZ BİLİNÇALTI DÖNÜŞÜM SEMİNERİNDE HEMEN YERİNİ AYIR! ✨
Bize Ulaşın

Acı Çekiyor Olmanın Tek Sebebi…

Acı Çekiyor Olmanın Tek Sebebi…

image

Acı Çekiyor Olmanın Tek Sebebi…

“Acı çekiyor olmanın tek sebebi, olana direnmendir”

Buda ne güzel söylemiş ve aslında hayatı özetlemiş…

Zira bugün yaşadığımız herhangi bir olayın sonucunda yaşadığımız fiziksel ya da psikolojik acının büyük kısmı aslında başımıza gelen olaydan değil, onu karşılama biçimimizden kaynaklanıyor.

Depresyonunda en önemli sebeplerinden biri yine kabullenmek ve çözüm aramak yerine olana direnmekten, yani yok saymaktan kaynaklanıyor. Bugün insanların büyük kısmının mutsuz olmasının en önemli nedenlerinden biri budur. Çünkü inkâr öfkeyi, öfke yok saymayı, dolayısı ile depresyonu beraberinde getirir.

Güç, zenginlik ve duyumsanmak istenilen hazların gerekliliklerini tespit etmek yerine fütursuzca peşinden koşuluyor ve doğal olarak da ulaşılamıyor. Bunun sonucunda da keder ve mutsuzluk oluşuyor. Halbuki bunlar için değişmek gerektiğini anlayacak olsak, direnmek yerine “Neye ihtiyacım var?” diye sorsak aslında çok da zor olmayacak ve acımız katmerlenmeyecek.

Değişime karşı koymanın başka bir versiyonu ise her şeyin geçici olduğunu düşünüp çaresine, çözümüne bakmak yerine; “Neden benim başıma geldi, olmamalıydı, ben bunu hak etmedim, nasıl olur, nasıl bunu söyler” gibi faydasız karşı koyuşlar ile küçücük bir şeyi devasa hale getirmektir. Bu da çekilecek acıyı katmerli hale getirir.  

Bunlar yerine hayatı anlamaya çalışacak olursak, acıyı kabullenip tanımlayacak olursak, ne ile karşı karşıya olduğumuzu ve nasıl atlatacağımızı da kolayca keşfederiz. İnkâr etmenin bir faydası yok ki, biz büyük bir sınavdayız.

Ancak böyle büyüyebiliyoruz (fiziksel ve mental olarak) Anlamak zorundayız ki; biz doğumdan sonra tek başına bırakılacak olsa yaşayamayacak tek canlı türüyüz. Süt emmek, giyinmek, korunmak zorundayız ve bunları ancak yardım ile yapabiliyoruz. İki ayağımız üzerinde ayağa kalkmak için bile 2 yıl geçmesi gerekiyor…

Yani bir şeye sahip olmak için karşılığında mutlaka bir şey vermek zorundayız. Zaman, emek, yetenek, dayanma arzusu, sabır ya da metanet. Tüm bunları kabullenip, davranışlarımızı ona göre şekillendirmek varken, direnmek, yok saymak hiçbir şey kazandırmadığı gibi, aksine bizi kaybedenler kulübünün müdavimleri haline getirir.

O yüzden olana direnmek yahut da çare ve çözümlere odaklanmak konusundaki tercihimizi doğru yapmalıyız.

Aydınlık bir gelecekte buluşmak dileğiyle, sevgiler…

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Görselleştirmenin Gücünü Keşfet!

Bugün sana, başarıyı inşa etmen için çok faydalı olacak bir konudan, ayna nöronlardan bahsedeceğim. Üstelik bu, sende zaten var olan bir özellik, sadece doğru kullanmayı öğrenmen yeterli olacak. Ayna nöronlar sayesinde daha önce…

Büyümenin Yolu

Puslu Kıtalar Atlası adlı kitabında, İhsan Oktay Anar şu önemli gerçeği paylaşır bizimle: “Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti; acıyı, susuzluğu açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat…

JAPONLARIN BAŞARI SIRRI: 5S KURALI

Sevgili dost, bugün sana basit bir yöntem ile hayatını nasıl daha düzenli, verimli ve huzurlu hale getirebileceğinden bahsedceğim. Japonları bilirsin… Eğitim, iş ve özel hayatlarında çok başarılıdırlar. Elbette bu başarılarını da belirli…

Hedefleri Belirleme Süreci

Bir önceki yazımı okudun ve vizyonunu yani uzun vadede yaşamak istediğin hayatı belirledi isen şimdi bununla bağlantılı olarak bir hedef çalışmasına ihtiyacın var. Yarattığın vizyona ulaşmanı sağlayacak olan adımları 1 yıl içinde nasıl…

0 Yorum:

Yorum Bırakabilirsiniz