Zihninden Golf Oynamak!

Sevgili dost, bugün sana arzuladığın şeyleri hayatına çekmek, bir hedefe ulaşmak yahut herhangi bir konuda performansını artırmak için görselleştirmenin ne kadar önemli olduğundan bahsetmek istiyorum. Aslında bu konuyu daha önce de konuşmuştuk ancak o kadar önemli ve hem mutluluk hem de başarı üzerinde o kadar etkili ki tekrar değinmekte büyük fayda olduğuna inanıyorum. Görselleştirme ile ilgili daha önceki yazılarıma rastlamadıysan, aşağıda bununla ilgili bir bağlantı bulacaksın. Hatta şu anda Youtube kanalımda bu konu üzerine bir video serisine devam ediyorum. Katkı sunacağını düşünerek seninle onu da paylaşacağım.

Başarılı olmak istediğin herhangi bir konuda görselleştirme egzersizi yapmak, beyninin çok önemli iki merkezini harekete geçirir. Biri Retiküler Aktivasyon Sistemi, diğeri ise Ayna Nöronlar. Bunlar sayesinde (her ikisini de videolarımda anlattığım için burada ayrıntılara girmeyeceğim) bilinçaltını programlayabilir, doğru filtreler oluşturabilir ve zihinsel hazırlığını tamamlayabilirsin. Zihnin ve bedenin aynı sibernetik sistemin parçaları olup, her durumda birbirlerine uyumlanmak üzere yaratılmıştır. İşte bu nedenle doğru yöntemleri kullanarak yapacağın görselleştirme, başarmak istediğin şey ile ilgili önce zihinsel hazırlık yapmanı sağlar. Ardından eyleme geçtiğinde, zihnin bedenini en doğru şekilde yönlendirir. Ve ikisinin gücü birleştiğinde, daha önce elde edemediğin sonuçları elde etmeye başlarsın. Emin olabilirsin ki bu; başarılı girişimcilerin, şampiyon sporcuların ve işlerinde zirveye çıkmış birçok başarılı insanın kullandığı bir yöntemdir.

Şimdi seni, görselleştirme konusunda ünlü yazar Bert Decker’ın anlattığı harika bir hikâye ile baş başa bırakıyorum.  

OKU  Farklı Düşünmek!

“Binbaşı James Nesmeht, daha iyi golf oynayabilmeyi düşlüyordu ve bu hedefine varmak için eşsiz bir yöntem geliştirdi. Yöntemini uygulayana kadar, hafta sonları oynayan ortalama bir golfçüydü. Oyunu 90-95 vuruşta bitiriyordu. Daha sonra yedi yıl boyunca hiç oynamadı. Golf sopasına dokunmadı bile. Sahaya ayak basmadı…

İlginçtir ki Binbaşı Nesment, oyununu geliştirmek için kullandığı inanılmaz etkili yöntemi, bu yedi yıllık ara esnasında buldu. Hatta verdiği aradan sonra golf sahasına ilk ayak bastığında, oyunu sadece 74 vuruşta bitirdi. Yedi yıl eline sopa almadan, ortalamasını 20 vuruş düşürmüştü! Bu gerçekten inanılmaz bir sonuçtu. Üstüne üstlük, bu yedi yıl boyunca fiziksel gücü de azalmıştı. Peki neydi Binbaşı Nesmeth’in sırrı?

Görselleştirme!

Binbaşı Nesmeth’in yedi yıl ara verme sebebi ise Kuzey Vietnam’da esir düşmüş olmasıydı. Bu yedi yıl boyunca 1.35 m yüksekliğinde, 1.50 m uzunluğunda bir kafeste tutulmuştu. Hapis olarak tutulduğu süre boyunca neredeyse kimseyi görmedi, konuşmadı ve hiç fiziksel bir etkinlikte bulunmadı. İlk birkaç ay boyunca yalnızca salıverileceğini umarak geçirdi. Sonra, başka bir zihinsel aktivite bulması gerektiğini anladı. Aksi halde belki akıl sağlığını yitirebilirdi. İşte görselleştirmeyi o zaman öğrendi.

Aklında, en sevdiği golf sahasını seçip, golf oynamaya başladı. Her gün, hayallerindeki golf kulübünde, 18 delikten oluşan tam bir oyun oynadı. Kendini golf giysilerini giymiş olarak görüyordu. Ağaçların ve yeni biçilmiş çimlerin kokusunu alıyordu. Hatta farklı hava koşullarında oynadığını bile düşlüyordu. Rüzgârlı günler, bulutlu günler, güneşli günler… Hepsini ayrı ayrı düşlüyordu. Tüm ayrıntıları düşlüyordu. Top tutucunun, her bir çim yaprağının, ağaçların, öten kuşların yani sahanın her yerindeki her detayın düşünde bir yeri vardı. Onları zihninde gerçekmiş gibi görüyor ve yaşıyordu.

OKU  En Sevdiğim Kitaplardan Alıntılar #4

Sopanın tutma yerini âdeta avuçlarında hissediyordu. Vuruşlarını çalışırken, kendi kendine yol gösteriyordu. Sonra, topun havada bir yay çizerek çim yolun tam ortasına düşüşünü, birkaç kez sekip tam da seçtiği noktaya yuvarlanışını seyrediyordu zihninde.

Gerçek dünyada acelesi yoktu. Bir yetişmeyecekti. Bu yüzden zihninde, gerçekten sahadaymış gibi topa doğru attığı her adımı canlandırıyordu. Hayali golf oyununu oynaması, gerçek golf oynaması kadar sürüyordu yani. Hiçbir ayrıntıyı atlamıyordu. Bir kere bile vuruş kaçırmıyor, ıskalayıp yerden toprak kaldırmıyor, topa yanlış yön vermiyordu. Haftada yedi gün. Gönde dört saat. Tam yedi yıl boyunca… Ve tüm bunların sonunda, serbest kalmasının ardından oynadığı ilk oyunda, golf sopası ile ellerinin buluştuğu ilk oyunda sadece 74 vuruş ile oyunu tamamlamıştı.”

Tekrar görüşene kadar, sevgiyle kal 😊

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?