Kuyu Mu Derin İp Mi Kısa?

Hindistan’da köyün birinde yaşayan insanlar, sürekli sorunlarından bahsedip şikâyet eder durur ve adeta bu konuda yarışırlarmış. Bir araya geldiklerinde hep birbirlerine sorunlarını anlatır, anlattıkça büyütür lâkin bir türlü çözümü konuşmaya geçemezlermiş. Köyün bilgesi sonunda onlara bir ders vermek istemiş ve demiş ki; “Her biriniz tüm sorunlarını bir pakete koysun (yazsın), sonra da köy meydanındaki koca meşe ağacına getirip assın.”

Bununla birlikte bilgenin bir şartı varmış;  ağaca kendi sorun paketini asan, onun karşılığında başkasının sorun paketini eve götürmeliymiş. Köyün sakinleri, bilgeye duydukları saygıdan ötürü denileni yapmışlar. Herkes kendi sorununu getirip koymuş ve bir başkasınınkini evini götürmüş. Ertesi gün, şikâyetler her zamankinden daha da fazla dillendirilir olmuş, hatta öyle ki sesler isyan seviyesine çıkmış. Çünkü açılan paketlerdeki sorunlar, kendi sorunlarından ağır gelmiş herkese. Ve kendi sorunlarını geri almak istemişler. Köyün bilgesi onlara şöyle demiş; “Gördünüz mü? Herkesin sorunu, imtihanı kendi seviyesine yahut uğraştığı işlere, hedefine göredir. Ayrıca bu kadar şikâyet etmek yerine onları nasıl aşacağınıza odaklanacak olursanız, aslında o kadar da zor olmadığını göreceksiniz. Çözdüğünüz her problem, sizi bir sonraki seviyenize taşıyacak ve bir süre sonra önceki sorunlarınız gözünüze çok küçük gelecek.”

OKU  Karınca Felsefesi

Bu hikâye sana da tanıdık geldi mi bilmiyorum ama doğrusu şu ki; her birimizin hayatından bir şeyler barındıyor. Bunları yapıyor yahut yapanların serzenişlerine maruz kalıyoruz. Aslında olayı şikâyet etmekten yüzleşmeye çevirecek olsak, onun zihnimizde büyüttüğümüz kadar zor olmadığını anlamak için çok beklemeyeceğiz. Bu yanlış tutum; sınava hazırlanan ve dahi o sınavı kazanmak isteyen bir öğrencinin soruların zorluğundan şikâyet etmesi gibidir. Ancak şikâyet ettiği sürece ne onların üstesinden gelebilir ne de sınavı kazanabilir.

Eğer sorunlarından şikâyet eden biriysen farkındasındır ki aslında bunu yaptığın sürece onu büyütmekten ileri gitmiyorsun. Bunun yerine, karşı karşıya olduğun soruna ilişkin önce nelere kontrol edebileceğine odaklanır ve ardından da çözümün peşine düşersen aslında bunca zaman sadece sorununu büyütmekle kamayıp, kendine haksızlık yaptığını da anlayacaksın. Bununla birlikte enerjni soruna değil nedenine, soruna değil anlamına, soruna değil üstesinden gelmek için yapman gerekenlere verirsen her defasında daha da güçlendiğini ve bunun büyümenin yolu olduğunu da idrak etmiş olacaksın.

Bir sorunu çözmenin en iyi yolu seviyeni yükseltmek, seviyeni yükseltmenin en iyi yoluda sorunlardan kaçmak yerine yüzleşip onları çözmektir. Seviyeni değiştirmek derken, gelişmeye, büyümeye ve ilerlemeye karar vermekten bahsediyorum. Bunu idrak etmek için onları faturalara benzetebilirsin… Faturalarından şikâyet edersen bundan hiçbir fayda görmez ve ödemekte zorlanırsın. Çünkü onlar her ay gelmeye devam eder ve şikâyet ettikçe ödeme konusunda daha da zorlandığını görürüsün. Ancak bunun yerine gelir seviyeni değiştirmeye karar verir ve bu konuda çaba gösterirsen, faturalar yine gelmeye devam eder lâkin senin için hiç de önemli olmazlar artık. Çünkü gelirin büyüdükçe, onların senin hayatındaki yeri daha da küçülür. Bir süre sonra önemsiz hale gelir ve gündeminden tamamen çıkar. İşte bunun için kuyunun derinliğinden bahsetmeyi bırakıp, ipini uzatmanın yolarını aramalısın. Zira ipin yeterince uzun olursa, kuyunun ne kadar derin olduğunun bir önemi kalmaz.

OKU  Hayatını Yöneten Bir Sistem Var!

Senin ipini uzatmana, senin başarına.

Sevgiyle kal 😊

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?