En Sevdiğim Kitaplardan Alıntılar #5

Ne zamandır bu seriyi devam ettirmek istiyor ancak fırsat bulamıyordum. Beni takip ediyorsan, kitaplara ne kadar önem verdiğimi bilirsin, iyi kitapları tavsiye etmeyi de çok önemsiyorum ancak bir türlü üzerine eğilecek zaman bulamamıştım. Şimdi seninle yine 5 kitap paylaşacağım ve bugünkü kitaplar, içlerinden biri hariç daha çok girişimcilere yahut girişimci olmak isteyenlere yönelik. Tabi her zamanki gibi bir tane de roman var hem de çok kudretli bir yazarın kaleminden çıkmış bir distopya. Umarım her biri çok kıymetli olan bu kitapları okuyup faydalanmana vesile olabilirim.

Daniel Pink – Drive: Nasıl Motive Oluruz? Nasıl Motive Ederiz?

Hemen her şirket için çalışanlarının motivasyonu önemlidir. Eğer doğru ortam ve çalışma koşulları sağlanacak olursa çalışanların motivasyonu doğal olarak şirketin üretim, verimlilik ve kârlılığına da yansıyan bir sürece dönüşecektir. New York Times Bestseller listesinden uzun süre düşmeyen ‘Drive: Nasıl Motive Oluruz? Nasıl Motive Ederiz?’ kitabında Daniel Pink bunun yollarına dair son derece güzel yöntemler öneriyor. Özellikle bireysel düzeyde insanları neyin motive ettiğini açıklamaya çalışan Pink’in kitabı, bu konuda en iyilerden. Pink, dünyanın en yenilikçi ve istikrarlı büyüyen şirketlerinden örnekler veriyor. Çalışma ortamları, şirket kültürleri ve birçok açıdan yaptığı değerlendirmeler ile bu şirketlerin çalışanlarına nasıl özel ve değerli hissettirdiğini de aktaran Pink’in kitabı, motivasyon denilince listenin başına yazılabilecek kadar kaliteli.

İşte kitaptan sevdiğim birkaç bölüm:

“Yönetim, etrafta dolaşıp insanların  ofiste olup olmadıklarına bakmak değildir.” Dedi Gunther görüşmemizde. Yönetim demek, insanların ellerinden gelenin en iyisini yapmalarını sağlayacak şartları yaratmaktı. O nedenle çalışanlarının zincirini hep olabildiğince uzun tuttu.

Her zaman değil ama çok zaman, bir başkası İçin iş yaptığınızda o, keyif olmaktan çıkıp ‘iş’e dönüşüyor. Kendim için çalıştığımda yaratmanın duru hazzını yaşıyorum. Sabaha kadar iş yaptığım halde bunun farkına dahi varmıyorum.

Akış içerisinde insanlar o anı öylesine yoğun bir biçimde deneyimler ve kendilerini o denli her şeye hakim hissederler ki zaman, yer ve hatta benlik bilinçleri eriyip yok olur. Özerk olmasına özerktirler. Ama özerklik bir kenara, kendilerini kaptırmışlardır. Şair W. H. Auden’in de yazdığı gibi “çalışırken kendilerini unuturlar.”

100 Dolarlık Başlangıç – Chris Guillebeau

Bu muhteşem kitap, benim de uzun yıllardır insanlara anlatmaya çalıştığım gibi başarılı girişimcilerin şanslı yahut zengin olmadıklarını ve herkesin girişimci olabileceğini anlatan nadide bir eser. Chris Cuillebeau, 100 Dolarlık Başlangıç kitabında, diğerlerinin yapmak istemediği şeyler için gönüllü olan, mücadele eden, fırsatları değerlendiren insanaların birbirinden ilham verici hikâyelerini anlatıyor.  

OKU  Başarı, Nasıl Katkı Sunacağını Bilmektir!

Bazılarının araba, ev, hatta kıyafet için ödediği paralar ile yani çok küçük sermayalerle şirket kuran ve büyük başarılar elde eden 50 girişimcinin hikâyesini okurken büyük ilham alacaksın.

İşte kitaptan altını çizdiğim ve aktarmaktan büyük mutluluk duyduğum birkaç alıntı:

“Bir iş kurmak için ihtiyacınız olan üç şey var : Bir ürün veya hizmet, bu hizmeti satın almak isteyecek insanlar ve bir ödeme şekli. Geriye kalan herşey tamamen istediğinize bağlı.”

“Özgürlüğe bağımlı olmaya karşı bir iyileştirme programı yok. Bir kere diğer tarafta olmanın nasıl bir şey olduğunu gördüğünüz zaman bir daha başkasının kurallarına uymak sizi zorlayacaktır.”

“İş modelleri yayılırken bir başkasının şirketinin bayisini açmak genelde kötü bir fikirdir. “Şubemizi açın” işleyişi genelde şöyledir: Bütün birikimlerinizi bir araya getirerek ailenizden borç alarak ve kredi kartlarınıza yüklenerek çeyrek milyon dolar toplayın. Bu paranın çoğunu cömert biçimde onu geliştirmenize izin veren şirkete ödeyin. Hiçbir istisna olmadan işi size söylendiği gibi yürütün. Kimi işe aldığınızdan hangi hizmetleri vereceğinize ve mağazayı nereye kuracağınıza kadar tüm kararlar şirket tarafından verilsin. Hatta size “kendi işinizde” ne renk gömlek giymeniz gerektiğini bile söyleyeceklerdir.”

José Saramago-Körlük

Lizbon’un minik bir kasabasında doğan Saramago, yoksul ailesinin eğitim masraflarını karşılayamaması nedeniyle bırakmak zorunda kalır. Pek çok farklı işte çalışan kudretli yazar, makinistlik, redaktörlük, çevirmenlik yapar. Ancak yaşadığı hiçbir zorluk onu en iyi yaptığı işten yani yazarlıktan alıkoyamaz. İyi ki de koymamış çünkü distopya denilince benim aklıma ilk gelen isimlerdendir Saramago. Özellikle Avrupa’da artan Faşizm dalgası üzerine yazan Saramago’nun ilk romanı Günah Ülkesi üzerine düşünmüş olsam da okuyan herkesin çok beğeneceğine inandığım Körlük üzerinde karar kıldım. Şimdi bu kitabın hemen her satırından alıntı yapılabilir ama seçebildiklerimi seninle aşağıda paylaşıyorum.

 “Yapacağımız her hareketten önce ciddi olarak düşünmeye başlasak, vereceği sonuçları önceden kestirmeye çalışsak, önce kesin sonuçları, sonra olası sonuçları, sonra rastlantısal sonuçları, daha sonra da ortaya çıkması düşünülebilecek sonuçları düşünmeye kalksak, aklımıza bir şey geldiğinde, bulunduğumuz yerde çakılır, hangi yöne olursa olsun bir adım bile atamazdık.”

“Fethetmek zorunda kaldıklarımızdan çok, kendini bize kendiliğinden sunanları sahipleniriz, ama bir daha hiç gelmedi, ben de ona gitmedim, İstiyorsanız, birbirinizle kafanızın içinde buluşursunuz, bellek denen şey bu işe yarar.” – Körlük

“İnsan aklı, kendi yarattığı canavarlara teslim olacak kadar ileri gidebiliyordu.” – Körlük

Elon Musk – Tesla, SpaceX ve Muhteşem Geleceğin Peşinde- Ashlee Vance

OKU  Tepki vermeyi bırak, yaratmayı seç!

Başarılı insanların biyografilerini okumaktan büyük zevk aldığını her fırsatta dile getiren, hatta bunu uzun yıllar boyu tutku ile yapan Elon Musk, adeta okuduğu o zirve isimleri de geçmiş bir karakter. Futbol severler nasıl ki Lionel Messi’nin sıradışı yeteneklerini anlatmak için “Uzaylı” yakıştırması yapıyorsa, bence Elon’da bunu fazlasıyla hak ediyor. O, sanki bizden biri değil gibi, kimsenin hayalini bile kurmaya cesaret edemediği şeyleri o gerçekleştirdi bile. Belki de çok daha fazlasını yapacak. Onun biyografisini okumakta emin olabilirsin ki çok ama çok zevkli.

Çok büyük vizyona sahip başka bir zirve Richard Branson, kitabı tavsiye ederken  Elon Musk’ı “Kalbinin peşinde bir adam” olarak ifade ediyordu. Youtube yahut başka platformlarda izlediğin Elon ile ilgili videoların yeterli olduğunu düşünüyorsan bence bir daha düşün. Hele ki çevrendeki insanların “İmkânsız” dediği hayallerin varsa, bu kitabı mutlaka okumalısın.

İşte Ashlee Vance’ın yazdığı bu muhteşem biyografiden paylaşmak istediğim bikaç pasaj:

“Bir keresinde okulun ve komşu okulun kütüphanelerindeki kitapların hepsini bitirmiştim. Bu sanırım üç ya da dördüncü sınıftaydı. Kütüphaneciyi benim için kitap sipariş etmesi konusunda ikna etmeye çalıştım. Böylece Britannica Ansiklopedisi’ni okumaya başladım. Bu oldukça faydalı olmuştu. Neyi bilmediğiniz hakkında bir fikriniz yok. Her şeyin orada olduğunun farkına varıyorsunuz.”

“Bende bir samuray zihniyeti var. Başarısız olmaktansa kendimi öldürürüm.”

“Mark Zuckerberg  sizin bebek fotoğraflarını paylaşmanızı isterken Musk sizin insan ırkının kendisinden ya da kazara olabilecek bir yok olma durumundan korumaya çalışmaktadır.”

Başarısız fırlatma girişimi(3. fırlatma denemesi) birçok SpaceX çalışanını darmadağın etti. Musk derhal çalışanlarına seslendi ve tekrar işlerinin başlarına dönmeleri konusunda onları teşvik etti: Bakın. Bunu başaracağız. Her şey yoluna girecek. Sakın korkmayın.” dedi.

Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı – Daniel Carnegie

Sanırım bu serinin ilk yazısında bu kitabı paylaşmıştım ancak tekrar paylaşmaya değecek kadar büyük bir eser. Dale Carnegie’nin bence tüm kitapları okunmalı ancak bu, hem kendi kitapları, hem tüm kişisel gelişim kitapları içinde bence çok farklı bir yere sahip.

Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı, çok uzun yıllar önce, neredeyse 100 yıl önce yazıldı ancak bunu bilmeyen birinin onun kısa bir süre önce yazıldığını düşüneceği kadar geçerliliğini koruyan nadide bir kitap.  Bu kitabı okuyıp önerdiği yöntemleri uygulayacak olursan; insanların senden hoşlanmalarını sağlayabilirsin. Ayrıca kimseyi kırmadan, incitmeden değiştirmenin yollarını da anlayacak ve hayatı çok daha kolay, hem de yaşanılır hale getireceksin.  

“Kimi zaman düşüncelerimiz kendiliğinden değişir. Ama yanıldığımız söylenince suçlamaya karşı çıkar, sertleşiriz. İnançlarımız oluşurken son derece dikkatsiz davranırız, ama biri bizi bu inançlarımızdan ayırmaya kalkıştığında şiddetli bir tutku ile karşı koyarız. Aslında bizim için inançlarımız fazla önemli değildir, önemli olan şey özgüvenimizin tehdit edilmesidir.”

“Anlaşılmamaktan korkmayın ve düşmanlarınızı düşünerek vaktinizi israf etmeyin. Yapmak istediğiniz işi aklınıza iyice koyun ve istikametinizi bozmayarak hedefe doğru yürüyün. Aklınızı yapacağınız büyük ve muhteşem işler üzerinde toplayın. Günler geçtikçe arzularınızı yerine getirmeye yarayacak fırsatların toplandığını görürsünüz. Kafanızda kendinizi muktedir, ciddi faydalı bir kimse olarak tasavvur ederseniz bu düşüncenin sizi mütemadiyen değiştirdiğini görürsünüz. Fikir en hakim kudrettir. Fikri istikametiniz, cesaret, açıkgözlülük ve neşeli davranmak olmalıdır. Doğru düşünmek yaratmak demektir. Her şey arzudan doğar ve her samimi dilek yerini bulur. Kalbimiz neye bağlanırsa varlığımız da onun mahiyetini alır…”

“Bir gülümseme insana hiçbir masraf yüklemez, fakat bir çok şey yaratır.Bir saniyede meydana gelir ,fakat bir hafızada ebediyen yaşayabilir. Gülümseme ne satın alınabilir, ne dilenilebilir, ne ödünç alınabilir , ne de çalınabilir. Fakat öyle bir şeydir ki ,gösterilmedikçe kimseye faydası dokunmaz.”

Yeni bir yazıda görüşmek üzere. Sevgiyle kal 😊

Barış Ege

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?