Beyninde Bir Köpek Balığı

Problemlerin seni sıkıyor mu? Sorunların karşısında kendini güçsüz hissettiğin oluyor mu? Onlardan kaçmak, bir daha karşılaşmamak istiyor musun? Eğer bu sorulara, en azından bir tanesine cevabın “Evet” ise bundan hayatının sonuna kadar kurtulman için yaklaşımını değiştirmen gerekiyor. “Nasıl?” mı, önce bir hikâye anlatayım, sonra cevabını vereyim…

Japonlar balık yemeyi çok severler. Ancak anlatılır ki, Japonya sahillerinde bol balık bulmak mümkün değildir. Talebi karşılayamayan balıkçılar da halkı doyurabilmek adına daha büyük tekneler yaptırarak daha uzaklara açılmışlar. Onlar yeterince balık bulmak için daha uzaklara gitmişler ama haliyle geri dönmeleri de uzun sürmüş. Dönüşleri bir iki günden fazla zaman aldığında, balıklar da tazeliğini kaybediyormuş. Japonlar tazeliği kaybolmuş balığın lezzetinden hiç hoşlanmayınca, balıkçılar başka çareler aramaya başlamışlar. Bunun için çözümü de teknelerine soğuk hava deposu kurmakta bulmuşlar.

“Bu dünyada ilerleyen kişiler, istedikleri şartları arayan, bulamazlarsa kolları sıvayıp onları yaratanlardır.”

George Bernard Shaw

Ne var ki Japon halkı, taze balık ile donmuş balık arasındaki lezzet farkını da hissediyor ve donmuş balıklara taze balık parası ödemek istemiyorlarmış. Malum, insanoğlu sıkıştıkça yeni çözümler üretir, gelişir. Balıkçılar da öyle yapmış ve yeni bir çözüm üretmişler. Bu kez teknelerine koca koca akvaryumlar yaptırıp, balıkların taze kalmasını sağlamışlar. Tabi bu durumda balıklar ölmediği için tazeliğini koruyormuş ancak çok fazla balık bir akvaryuma sıkıştığından günlerce neredeyse hareketsiz kalıyorlarmış. Japonlar, insanı hayrete düşürecek şekilde, canlı olmalarına rağmen bu balıkların da lezzet farkını anlayabiliyorlarmış. Balıkları nasıl hareketlendirebiliriz diye düşünürken, akıllıca bir yol bulmuş balıkçılar. Akvaryumun içine küçük bir köpek balığı atmışlar. Elbette bu durumda balıkların bir kısmı köpek balığı tarafından yutuluyordu ancak kalanlar hem hareketli, hem de tazeydi. Yeni durumdan hem balıkçılar, hem de halk memnundu. 

OKU  Başarısızlık Diye Bir Şey Yoktur!

Ben, buradan alınabilecek birkaç ders var diye düşünüyorum;

  1. Bir problem seni ne kadar zorluyorsa, sen onu çözmek için azmettiğin sürece o kadar da geliştirir. Burada balıkçılar, istedikleri sonuca ulaşmak için adım adım sorunlara çözüm üretmeye çalıştı. Bu hareket tarzı onları, her bir engel karşısında biraz daha geliştirdi. Sonunda da iseklerine ulaştılar.
  2. Balıkların, hayatta kalmak için yaptıklarına bakınca anlıyoruz ki; eğer hareket halindeysen, hem sağlıklı, hem zinde hem de uyanık olursun. Ayrıca hareket halinde olmak, insanı kaygılarından da kurtarır.
  3. Eğer beyninde bir köpek balığı olursa (Ulaşmak için bir hedef, başarmak için bir neden, seni ayakta tutacak aciliyet içeren bir hikâye) bu sayede mevcut şartlarından razı olmayı bırakıp daha fazlası için çalışırken bulursun kendini.
  4. Beynindeki köpek balığı sayesinde konfor alanından çıkabilirsin. Konfor alanından bir kere çıkmaya karar verdiğin zaman, bir daha asla eski sen olmazsın. Çünkü konfor alanının dışına çıktığın anda, daha önce kullanmadığın güçlerini, yeteneklerini fark edersin. Zihninin ne kadar eşsiz, ne kadar sınırsız bir sistem olduğunu anlarsın.

Anthony Robbins’in dediği gibi;

“Asıl sorunumuz, bir sorunumuz olmaması gerektiğini düşünmemizdir.”

Ancak eğer sorunlarından kaçmak yerine, onlara yaklaşımını değiştirirsen,  kendini önce onlarla boğuşurken, sonra da onları yenerken bulursun. Bir sınavdan en iyi sonucu alan kimdir? Elbette sınav öncesi en çok soru çözen öğrencidir. Çünkü bu yaptığı sayesinde sürekli ilerlemiş, daha fazla öğrenmiş ve gelişmiş olur. Artık onun problemlerden kaçmasına lüzum yoktur, onlardan uzaklaşacağına gördüğü anda üzerlerine atlar ve yapması gerekeni yapar.  

OKU  Zig Zaglar'dan Zirveye Ulaştıracak 19 İp Ucu

Senin hareketine, senin konfor alanından çıkmana ve senin gelişimine.

Sevgiyle kal 😊

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?