Risk Alanlar Neden Daha Başarılı Olurlar?

Sokrates’in meşhur bir sözü vardır hani; “Senin almaya cesaret edemediğin riskleri alanlar, senin yaşamak istediğin hayatı yaşarlar” İlginç değil mi? En az 2400 yıl önce söylenmiş ve halen geçerliliğini koruyor…

Çünkü zaman değişiyor, dünya değişiyor ancak insan olarak bizlerin davranışları, alışkanlıkları değişmiyor. Tabi buna bağlı olarak sonuçlar da değişmiyor. Aynı koşullara sahip olmasına rağmen, birileri yapıyor, birileri izliyor.

Bobson Üniversitesi’nde yıllarca girişimcilik üzerine dersler veren Profesör Robert Ronstadt, işletme konusunda yüksek lisans yapan öğrencilerinin daha sonraki hayatlarında neler yaptığını incelemek için bir çalışma yürütünce, şaşırarak gördü ki, öğrencilerinin ancak yüzde onundan azı kendi işlerini kurmuş ve başarılı olmuşlardı. Geri kalanlar günün birinde bir iş kurmayı hayal ederek maaşlı işlerde çalışmayı sürdürüyorlardı. Peki, bu iki grubun arasındaki fark neydi?

Profesör, başarılı girişimcilerin tek bir ortak yönünü bulabildi: Hepsi de, beklemek yerine kendi işlerini bir an evvel kurmaya hevesliydi. Ronstadt, buna “Koridor İlkesi” adını verdi. Bu ilkeye göre, kişiler yeni işlerinde tıpkı bir koridor da ilerler gibi ilerliyor, ilerledikçe de yerlerinde saysalardı göremeyecek oldukları fırsat kapılarını yakalıyorlardı. Ronstadt’ın Girişim Programının mezunlarından olup da öğrendiklerini kullanmayan grubun, kendi işlerini kurmadan önce koşulların uygun hale gelmesini bekledikleri anlaşıldı. Başarılı olacaklarından emin olmadan, belirsizlik koridorundan yürümek istemiyorlardı. Başarılı olacaklarına da asla emin olamıyorlardı. Esasen bakış açıları şuydu; tüm riskleri ortadan kaldırayım ve ondan sonra işimi kurayım…

İşte, hayalperestler ile yapanlar arasındaki en büyük fark budur. İlginç olan ise halk arasında çoğunlukla girişimcilere hayalperest derler ama hayal dünyasında yaşayanlar, bunu söyleyenlerin ta kendileridir. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi, dünyayı tos pembe görenler onlardır çünkü.

“Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın.” Konfüçyüs

Sanırım Konfüçyus’un da binlerce yıl önce yaşadığını söylememe gerek yok. Rüyaya yatanlar uyumaya devam ederken, risk alıp harekete geçen kişiler ise çoktan ödülleri toplamaya başladılar bile. Evet, risk alan kişilerin başarılı olma ihtimali çok daha yüksektir çünkü onlar şartlara ve sınırlara bağlı olarak değil, ne istediklerine ve tutkularına odaklanarak harekete geçerler.

OKU  İyi Sorular Cevaplardan Daha Güçlüdür

“Hayat hataları affeder, kararsızlığı affetmez… Bir şeyler yapın, bir adım atın.” Bob Proctor

İşte Risk Alanların Neden Daha Başarılı Olduklarını Gösteren 9 Sebep

1) Aldıkları Risk Bir Tutkuya Dönüşür

Girişimci, girdiği riskin kendisi için oluşturduğu tehlikenin farkına vararak, işini sonuçlandırmak için ortaya koyması gereken performansı en üst seviyeye çıkartır. Bu, onun için bir ivme oluşturur.

Başarmak artık onlar için bir tutku haline gelmiştir ve içine atıldığı macera, onlar için gayret ve yeteneklerini sonuna kadar sergiledikleri bir final maçı havasındadır.

2) Sıyrılıyorlar/Kendilerini Buluyorlar


Risk alan insanların en belirgin özelliklerinden biri, elbette cesarettir. Herkesin gösterdiği bir tavır olmadığı için, cesaretine saygı duyan insanlar etraflarında oluyor. Bu, kendisini izleyen insanların, güven ve bağlılıklarını beraberinde getiriyor. Bir süre sonra, bir girişime liderlik eden bu kişiler, sadece girişimi için değil, ona güvenen insanların bu duygularını haksız çıkarmamak için de efor sarf ederken, bu kendilerinin bile bilmedikleri yanlarını keşfetmelerini sağlıyor.

Öğrenirler
Aldıkları risklerin yükü, onlarda bitmek bilmez bir öğrenme isteği uyandırır. Çünkü bu, aşarı için hayati bir öneme sahiptir. Bu süreçten seve seve geçer ve öğrendikleri sayesinde, sadece riskli dönemi değil, tüm yolculuğunu kutlu hale getirir.

Fırsatlara Hazır Olurlar
Cesaret edemeyip konfor alanında kalanlar, onlar için “Çok şanslılar” deseler de, gerçek şudur; risk alan kişiler, ringde meydan okuyan bir boksör gibi, sürekli uyanıktır… Bu sayede, yerinde saydığı takdirde asla göremeyeceği fırsatları bulur ve değerlendirirler. Aynen makalenin başındaki koridor ilkesinde anlatıldığı gibi.

Başarısızlıktan Korkmazlar


En önemli maddelerden biri de budur. Çünkü kazananlar ile vasat insanlar en çok burada ayrılır. Birileri “Başarısız olursam ne yaparım?” gibi ilginç noktalara takılırken, kazananlar ise bir dönem başarısızlığa zaten gönüllüdürler.

OKU  Stresini Kontrol Altına Alman İçin 8 Öneri

Ancak aldıkları risklerin olumlu etkisi ile kendilerini korkutacak, ya da durduracak şeyleri görmezler bile. Yani alçaktan uçuş yapmazlar. Birçok insan için adeta el freni etkisi yapan korku, onlar için hükümsüz kalır. Bu sayede asıl odaklarından kopmazlar.

Büyük Düşünürler
Riske giren bir girişimci, büyük hayaller peşinde koşar. Çünkü az önceki maddede bahsettiğim gibi, alçaktan uçuş yapmanın, öyle görünmese bile, aslında daha tehlikeli olduğunun farkındadırlar. Büyük düşünmenin büyüsünü bilirler, hayal güçlerini kötüye kullanmazlar. Sınırsız olan bir şeyi, sınırlar içine hapsetmezler. Büyük hayaller kurup, bir plan dahilinde onun peşinden gittiklerinde de elbette ödülleri de büyük olur.

Dönüşüme Gönüllüdürler

Çıktıkları bu yolculuğu, adeta bir keşif serüvenine döndürürler ve kendilerini keşfederler. Önce zaaflarını, ardından güçlerini keşfederler. Aynen bir tırtılın kelebeğe dönüşümündeki koza macerası gibi.

Ayrıca zekalarını da kullanırlar. Tüm bu süreç boyunca öğrendiklerini, merdiven basamaklarına eklemek misali, çıkacakları zirve için altyapı oluştururlar.

Evet, konfor alanından çıkmak ve riskler almak, başka zor gibi görünebilir ancak bir kere ayağa kalktın mı, bunun ne kadar heyecan verici ve ne kadar saygı duyulacak bir yolculuk olduğunun da farkına varırsın.

Konfor alanında kalanlar vasat bir hayat yaşarken, ayağa kalkıp, risk alıp harekete geçenler ise hükmedecekleri bir hayatı inşa ederler. Colin Wilson ile bitirelim mi?

“Kelebek bir defa kanatlandı mı, bir daha asla tırtıl haline gelmez”

Senin risk almana, senin başarına, senin kendini keşfetmene…

Barış Ege

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?