Vizyon Yaratmak Ve Geliştirmek

Kendini yaparken düşleyemediğin hiçbir şeyi başaramazsın. Kendi kendini, o işi yaparken gözünde canlandırmalısın. Bunu bir kez bilinçli ve istekli bir şekilde yaptıktan sonra kendini olmak istediğin gibi yaratmaya başlarsın. Çünkü vizyon, geleceğin resmini yapmaktır…

Diğer taraftan, vizyonunun ne olduğu kadar ne yaptığı da önemlidir. Oluşturduğun vizyon ne yapıyor? Seni heyecanlandırıyor mu? Sana enerji veriyor mu? Sabahları yatağından kalkmana yardımcı oluyor mu? Eğer heyecan ve enerji vermiyorsa, düşündüğünde seni motive etmiyorsa belki bir daha düşünmelisin, istediğim gerçekten bu mu diye…

Vizyon, ne istediğine dair bir resim yapıp sonra o resim sanki şimdiden gerçekmiş gibi buna uygun yaşamaktır. Başka bir deyişle vizyon bir yaratma sürecidir, geleceği yaratma süreci.

Vizyonu kimisi hiç görmez (sürekli seyirci koltuğundadırlar). Kimi görür ancak peşinden gitmez (korkularına kulak verirler).  Bazıları görür ve peşinden giderler (kazanandırlar) Bazıları da vardır ki görür ve başkalarının da görmesini sağlarlar (liderdirler)

“Hepimiz aynı gökyüzü altında yaşıyoruz ama hepimiz aynı ufuk çizgisini görmüyoruz” derken çok haklıydı Konrad Adenauer… “Gördüğün şey, olabileceğin şeydir” Kendine görme konusunda izin ver.

Vizyon bütün kazanan ve zirve noktada başarılı olanlarda bulunan özel bir alışkanlıktır. Liderlik üzerine yapılmış olan 7500’den fazla çalışma, M.Ö 600 ve Tukidides’in tuttuğu Peloponez Savaşı’nın Tarihi kayıtları kadar eskiye dayanır. Bu çalışmalar liderlerin sahip olduğu 50’yi aşkın özelliği tanımlar. Bu özelliklerin birkaç tanesi, büyük şeyler başaran hemen her liderde mevcuttur. Ancak tüm liderlerin ve sıra dışı insanların ortak bir özelliği vardır, işte ona VİZYON denir…

OKU  Hemen Mutlu Olmak Mı, Beklemek Mi?

Eğer sende kendi hayatının lideri olmak istiyorsan gerçekten bir vizyon yaratmalısın.

Coca Cola’nın uzun yıllar (1923-1955) başkanlığını yapan Robert Woodruff, “Üniformalı herkesin, dünyanın neresinde olursa olsun, neye mal olursa olsun, beş sente Coca Cola içtiğini göreceğiz” derken, nasıl büyük bir vizyona sahip olduğunu göstermiyordu sadece, inancıyla bunun mutlaka gerçekleşeceğini de gösteriyordu.

Disney World ilk açıldığında, Walt Disney artık ölmüştü, büyük açılışta eşinin konuşması istenmişti. Davetlilerden biri “Bayan Disney, keşke Walt’da bu günü görebilseydi” deyince Bayan Disney cevap olarak “Zaten gördü, eğer Walt bugünleri görmüş olmasa, bu açılışı yapıyor olamazdık” diye cevap vermişti.

Atatürk, cephede savaşın en çetin olduğu anlarda bile cumhuriyeti kurduktan sonra neler yapacağını, hangi devrimleri gerçekleştireceğini, hangi bakanlığın yapısının nasıl olacağını ve nasıl çalışacağını planlıyordu.

Bobb Biehl, Liderlik Güveninizi Yükseltmek adlı kitabında şöyle diyor: “Kazanan ve kaybeden kişilerin zihniyetleri arasındaki farkı unutmayın. Kazananlar, büyük kazanmaya odaklanırlar; yalnızca nasıl kazanılacağına değil, ne kadar büyük kazanılacağına da. Kaybedenler ise kaybetmeye değil, kaybetmeye değil yalnızca aşmaya odaklanırlar”

Aşmaya odaklanmak, yani tepki vermek, karşına çıkan herhangi bir olayı atlatmaya çalışmak ve daha başlamadan tasalanmak. Bunlar kaybedenlerin, sıradan çoğunluğun alışkanlığıdır.

OKU  Odaklanmak Ya Da Odaklanamamak!

Kazananlar: Neyi var etmek istiyorum? Diye sorarken

Kaybedenler: Nelerden kurtulmak istiyorum? Diye sorarlar çoğunlukla ve önemli zorlukları geçtim, bir toplantı öncesinde bile hep odakları burasıdır.

Biri, “Umarım şunlar şunlar olmaz” der

Diğeri, “Bence böyle bir durumdan şöyle kaçınabilirsin/kaçınabiliriz” der

Başkası, “Karşımızda duran tek sorun bu değil ki” der

Ne yazık ki hiç kimsenin ağzından “Bu toplantı ile neyi hayata geçirmek istiyoruz?” gibi bir soru çıkmıyor… İşte hayat gerçekten bakış açılarından ibaret. Doğru bakış açısı için doğru odaklanma gerekiyor. 😊

Neyi var etmek istiyorum?

Neyi başarmış olmak beni mutlu eder?

Yaratıyor muyum, yoksa tepki mi veriyorum?

Sorularını, beklentilerini ve hayattan istediklerini değiştirip vizyonunu yaratabilirsin. Senin vizyonuna… 😊

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?