Başarı Peşinden Koştuğun Değil, Üzerine Çektiğin Şeydir

Başlığı görünce aklından geçen ilk şey neydi? Fazla iddialı mı geldi, yoksa şaşırtıcı mı? Peki insan nasıl başarıyı üzerine çeker? İlgilendiği konu her ne ise en iyisi olmaya gayret ederek elbette. Hemen her şeyin çözümünü hep dış etkenlerde aradığımız için bir türlü içimize dönemiyoruz, zannediyoruz ki tüm sorunlar da, bunların çözümü de hep dış dünyada. Halbuki dış dünyada her ne olursa olsun, iç dünyamızla birebir uyumludur…

Tutumun, sağlık durumun ve maddi şartların sahip olduğun düşünce biçiminin sonucu yani tam bir yansımasıdır. Ne yazık ki insanlar bunu kabul etmek istemezler, hatta bunu duymak çoğunlukla onları öfkelendirir çünkü sorunları ve mevcut durumlarının hep koşulların ya da başka insanların yaptıkları ya da yapmadıkları şeylerin bir sonucu olduğuna inanırlar. Bu yaklaşımlarını değiştirmedikleri sürece, hayatları asla daha iyiye gitmez. Çünkü sorumluk yükledikleri kişi ya da koşullar üzerinde hiçbir yaptırım gücüne sahip değillerdir, bu yüzden şikayetçi oldukları hiçbir şeyi değiştiremezler. Oysa asıl değişmesi gerekene, yani kendimize odaklanmayı ihmal ettiğimiz sürece hayatımızın da istediğimiz seviyeye gelmesi mümkün değildir.

Eğer bu söylediklerim senin için de geçerliyse, şimdi hemen geleceğin için bir adım atabilir ve bundan vazgeçebilirsin. Unutma ki, dünyada kontrol altında tutabileceğin tek şey düşüncelerindir. Düşüncelerin üzerinde tam bir kontrol sağladığında, hayatının tüm yönlerinde de kontrol sağlamış olursun. Yalnızca elde etmek istediklerini düşünüp, bunlar hakkında konuşarak ve istemediğin şeyler hakkında hem düşünmeyi, hem de konuşmayı bırakarak kendi kaderinin mimarı haline gelebilirsin. Çünkü bugünkü durumunun tek sebebi, istediğin değil, istemediğin şeyler üzerine yoğunlaşıyor olmandır, oysa “İnsan zamanının çoğunda ne düşünüyorsa ona dönüşür.” Güzel haber şu ki, daha iyi düşünmenin bir sınırı olmadığı gibi, hayatında meydana gelecek güzel gelişmelerin de hiçbir sınırı yoktur.

OKU  Hedefleri Belirleme Süreci

Mesela bir şirketin insan kaynakları sorumlusu olsaydın ve satış müdürlüğü kadrosu için aday taraması yapıyor olsaydın, elindeki portföyden insanları rastgele mi çağırırdın? Yoksa, aradığın niteliklerle uyumlu bir öz geçmişe sahip olanları mı? Cevap son derece açık değil mi? Peki, çağırdığın bu kişilerle görüşmeler yaparken, işi kime vermek isterdin? Mevcut kadroya en uyumlu adaya öyle değil mi? Neticede işi en iyi şekilde yapacak kişi, bunu yapmaya hazır kişi olmalıdır değil mi?

Aynen bu örnekteki gibi hayat, sana istediklerini verme konusunda asla adaletsiz davranmaz, sadece senin bunlara uygun kişi olup olmadığına bakar o kadar… O yüzden, dış dünyada sürdürmek istediğin hayta yönelik olarak içsel dünyanda sahip olman gereken bilinci ve zihinsel karşılığı hemen oluşturmaya başlayabilirsin. Bunun için hayatının her açıdan istediğin gibi olduğunu gözünde canlandır ve neye benzediğini, seni nasıl mutlu ettiğini bir süre düşün… Sonra da, dış dünyada görmek istediklerinle iç dünyanı uyumlu hale getirmek için düşünce biçiminde ne gibi değişiklikler yapman gerektiğine karar ver. Bunları yaptığında, başarıyı üzerine çekmeye de başlamış olacaksın. Mark Hansen’ın dediği gibi, “Sen bir şey için hazır olduğunda, o da senin için hazır olacaktır”

OKU  Sonuçları Şaşırtıcı Psikolojik Deneyler-İnançlarımız

Senin uyumuna, senin başarına.

Barış Ege

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?