Başarının Yolu: Öncelikleri Doğru Belirlemek

İnsanlar için yapması zor gelen iki şey vardır; eylemleri önem sırasına göre düşünüp planlamak ve yapmak” Bu iki nokta, profesyonellikle amatörlüğü, başarı ile başarısızlığı birbirinden ayırır…

Önceliklerimizi belirleyip buna göre yaşamak, hayatımızın mutluluk ve başarı açısından istediğimiz gibi olmasını sağlayacaktır. Aksi halde hiçbir zaman sahip olamayacağımız ancak doğru kullanabileceğimiz şeyi yani zamanı israf etmiş oluruz. Yukarıdaki sözde kast edildiği gibi, yapılacak işleri önem sırasına göre planlayıp yapmak başarılı insan ile başarısız insanı birbirinden ayırır.

Takvimler 29 Aralık 1972’yi gösterirken, Eastern Havayolları’na ait bir uçak, tatil yolcularının çok fazla yüküyle birlikte New York havalimanından Miami havalimanına gitmek üzere havalanmıştı.

Lockheed l-1001 Tristar tipi yolcu uçağı Miami havalimanına yaklaştığında iniş takımlarındaki burun bölümünün açıldığını gösteren ampulün yanmadığını fark eden pilot, ‘ışık gerçekten yanmıyor mu, yoksa ampul mü bozuk’ diye anlamak için ekibinden yardım istedi. Bunu anlamak için uğraşan uçuş mühendisi ampulün sıkıştığını fark etti. Bunun üzerine diğer mürettebat üyeleri de sıkışmış ampulü çıkarıp yerine yenisini takma konusunda kendisine yardım etmeye çalıştılar. Bu sırada uçak Everglades üzerinde geniş ve sürekli turlar atmaya başlamıştı.

Bir süre sonra uçak, otomatik pilota teslim edilirken, pilotlar dahil herkes ampulle uğraşmaya başladı. Tüm ekip ampulle uğraşıyor ve dahası halen uçağın 2000 feet yükseklikte seyrettiğini sanıyorlardı. Ancak o sırada uçak yere tehlikeli bir şekilde yaklaşmıştı ve bunu anladıkları anda adeta şoka girdiler. Hemen müdahale ederek gaz verip yükseltmeye çalışsalar da artık çok geçti ve uçak bataklık ile temas sağlamaya başlar başlamaz çakılarak alev aldı.

Bazıları uçaktan sağ çıkmayı başardı ama başka bir kâbus ile karşılaştılar. Çünkü bataklık dev timsah ve yılanların cirit attığı bir bölgeydi…

Yüksek ücretli ve deneyimli onca kişiden oluşan uçuş ekibi 75 sentlik bir ampulle uğraşırken uçak yere çakılmış ve 176 yolcudan 101’i ölmüştü…

Belki öncelikleri karıştırdığımız her defa bu kadar korkunç sonuçlarla karşılaşmaya biliriz ama kesin bir gerçek var ki öncelikleri doğru belirlememek mutluluğumuzu ve başarımızı engeller…

Tüm başarılı insanlar, önceliklerini doğru belirlerken, bu sayede zamanlarını da etkin yönetirler. Hemen hepimiz başarılı olmak istediğimizi söyleriz ancak bunun en önemli unsurlarından birinin önceliklere göre hareket etmek olduğunun farkında değilizdir. Halbuki zaman, tüm insanlara eşit dağıtılan tek şeydir.

Üzücüdür ki, çoğunlukla dükkânını temiz tutmak için ön kapısını açmayan bakkala benzeriz. Elbette temizlik çok önemlidir ancak bir işletmenin asıl amacı orayı temiz tutmak değil, müşterilerin gelmesini sağlamaktır

OKU  Değerinin Farkına Var!

Zamanı etkin yönetemediğimizde, onca iş ve koşturma arasında tamamen önemsiz şeylerle uğraşarak vaktimizi boşa harcarız. Peki sonuç? Tamamlanmamış bir yığın iş, geç kalınmış toplantılar, iptal edilen randevular, ihmal edilen yakınlar…

John Maxvell, İçinizdeki Lideri Geliştirmek adlı muhteşem kitabında şu yaşanmış olayı nakleder “Genç bir konser kemancısına bu yaştaki başarısının sırrı sorulmuş ve sanatçı “planlı erteleme” diye cevap vermişti. Bunun üzerine gazeteci biraz daha ayrıntı vermesini isteyince şöyle anlatır “Okuldayken, zamanımı harcamam gereken çok fazla şey vardı. Kahvaltıdan sonra odama döndüğümde yatağımı düzeltiyor, odamı topluyor ve dikkatimi çeken her şeyi yapıyordum. Sonra keman çalışmalarımda acele etmek zorunda kalıyordum. Bir süre sonra yapmam gereken şeyleri hakkıyla yapmadığımı fark ettim, bu yüzden bazılarını geciktirmeye başladım. Keman çalışmam tamamlanana kadar diğer her şeyi erteledim çünkü kendimi sorguladığımda en çok istediğim şeyin herkesten daha iyi keman çalmak olduğunu anladım. İnanıyorum ki o planlı erteleme başarımın en büyük sebebidir”

Öncelikleri doğru belirlemek ve buna göre zamanımızı yönetmek için her sabah kendimize sorabileceğimiz etkili sorulardan biri “Bugün bitirmem gereken en önemli işim nedir?” Sorusudur, ya da şöyle de değiştirebiliriz;

Eğer bugün tatil yahut başka bir iş için birkaç günlüğüne şehir dışına çıkacak olsaydım, halletmem gereken olmazsa olmaz işim hangisi olurdu?” Bu soruya vereceğimiz cevap, ilk olarak bitirmemiz gereken işi görmemizi sağlayacaktır.

İtiraf etmeliyiz ki “Bir işi bitirmek için ne kadar süren var ise o işi bitirmek o kadar zaman alır.”

Yani eğer bir gün içinde bitirmeniz gereken bir yazı varsa, bu belki sadece 2 saatinizi alacaktır ama muhtemelen bütün gününüze yayılır. Fakat yirmi yazı yazmanız gerekiyorsa hepsini bir günde bitirebilirsiniz… Çünkü mesele bunu becerebilmek değil, vakti doğru değerlendirmektir. Beceriklilik hayatta kalmayı getirir, etkili insan olmak ise başarıyı.

“En önemli hedeflerin başarılamamasının sebebi, zamanımızı ikinci sıradaki işlere harcamamızdır”

Robert J Mckain

Çoğumuz doğru ya da yanlışla karşılaştığımızda önceliği belirleyebiliriz. Eğer gerçekten zor durumdaysan, öncelik belirlemek kolaydır. Titanic faciasını bilirsin J 1912 yılının 14 Nisan günü batan Titanik’de yaşanan ilginç hikayelerden biri şuydu. Kurtarma botlarından birine binen kadın, görevlilere kamarasından bir şey almak için gidip gidemeyeceğini sordu, ona 3 dakika verdiler. Koridorda koşarken, ortalığa saçılmış para ve mücevherler ayaklarının altındaydı ama bakmadı bile. Kamarasına girdiğinde yine değerli eşyalarına dönüp bakmadı, masasının üzerindeki 3 portakalı alıp koşa koşa bota döndü. Birkaç saat önce bu kadına o mücevherler karşılığında portakallar teklif edilse muhtemelen buna gülerdi…

OKU  Odaklanmak Ya Da Odaklanamamak!

Herkes ya da her iş için öncelikler değişebilir…

Bir kargo firmasının şubelerinde ‘Şirketimizin 57 Kuralı’ isimli tablolar asılıdır ve şöyle yazar;

Kural 1: Ürünü ne olursa olsun müşteriye teslim et

Kural 2: Diğer 56 kuralı dert etme…

Çünkü kargo firmasının olmazsa olmazı ürünü teslim etmektir, aksi halde her şeyi doğru yapsa da kıymeti yoktur. William James’in bu konuda harika bir tanımlaması var;  

Geniş görüş açısına sahip olmak sanatı, neyin gözden kaçırılabileceğini bilmektir

Küçük veya önemsiz şeyler zamanımızın büyük bölümünü çalmaktadır, ne yazık ki çoğumuz yanlış şeyler için yaşıyoruz. Hayat kalitemizi mutlulukla ölçerken, vaktimizin büyük birçoğunu bizi mutlu etmeyen şeylere harcıyoruz…  

Nasıl emin olabilirim doğru önceliklerimden diyorsan şimdi başka bir yönteme bakalım.

Vilfredo Pareto, İtalya’nın topraklarının %80’inin, nüfusun %20’sine ait olduğunu fark edince aslında bu oranın başka konularda da ortaya çıktığını görmüş. Buna kimi 80/20 kuralı, kimi Pareto ilkesi diyor. Dünya nüfusunun %20’si toplam zenginliğin %80’ine sahip.

Tabi bunu kendi hayatında görmen de mümkün. Çalışmalarının %20’si ile ürettiklerin, aldığın sonuçların %80’ini oluşturur.

Hemen her yerde bu oranları bulabilirsin. İş dünyasında satılan ürünlerin %20’si şirket karının %80’ini oluşturur. Trafikte kazaların %80’ine sürücülerin %20’si sebep olur. Kitapların %20’si içeriklerin %80’ini verir. İnsanların %20’si kararların %80’ini verir. Bir sunum yapılırken anlatılanların %20’si %80’lik bir etki sağlar.

Peki bunca istatistiğin bize faydası ne, bunu nasıl kullanıp fayda sağlayacağız? Burada mesele, hayatın için sonuçları doğuran %20’yi bulmak. Zamanının %20’sinde ürettiğin sonuçları tespit edersen, aslında o işe %20’den fazla zaman ayırdığında kazancının ve mutluluğunun nasıl değiştiğini görürsün.

Yani neye odaklanman gerektiğinin farkına vardığında hayatını değiştirebilirsin.

Hemen herkes hayat kalitesini “mutluluk” ile ölçer ancak ilginç bir şekilde vaktinin çoğunu kendisini mutlu etmeyen şeylere harcar. Şu halde kendine şu soruyu sorarak başlamak ve öncelik vermen gerekenleri tespit etmek ister misin  “Yaptığım şeylerin hangi %20’si mutluluğumun %80’ini oluşturuyor?” Cevabı bulup bunlara yeterli zamanı harcadığında hayat kalitenin nasıl değiştiğini göreceksin.

Senin önceliklerine 😊

Barış EGe

Yaşam Koçu-NLP Uzmanı

Birisi “Başarının Yolu: Öncelikleri Doğru Belirlemek” üzerinde düşündü

Görüşlerini Paylaşmak İster Misin?